Türkçe’de iki kitabı ("Kızıl Nehirler" ve "Taş Meclisi") yayımlanan ve Doğan Kitap’ın davetlisi olarak TÜYAP 2001’de İstanbul’u ziyaret eden Grangé, "Leyleklerin Uçuşu"yla, ustalığını bir kez daha kanıtlıyor; "Leyleklerin Uçuşu"nda yazar, Avrupa’dan Orta Afrika’ya kadar, her yıl düzenli olarak göç eden leyleklerin bu özelliğinden yararlanan uluslararası bir şebekenin faaliyetlerini anlatıyor; Grangé’nin korku labirentinin bir yanında dünyanın en sıkı denetlenen elmas madenlerinden yapılan kaçakçılık, diğer yanında da kalpleri çalınmış cesetler duruyor; "Leyleklerin Uçuşu"nda okuyucu, adrenalin hapı yutmuş gibi, kitabın ilk sayfalarda tutulduğu heyecan fırtınasından, sonuna kadar kurtulamıyor;