Genç yazar Seran Demiral'dan müziğin kıyısında gezinen bir kendini keşfetme öyküsü.; Yaşlılık ölüm gibi kavramları müziğin naifliğiyle anlatan Likya'nın Şarkısı annesinin hastalığı yüzünden yaşamı değişen bir çocuğun günden güne büyüyüp olgunlaşmasını umut dolu bir hikâyeye dönüştürüyor.; Anneanneden toruna üç farklı kuşağı müziğin birleştirici gücüyle buluşturan Likya'nın Şarkısı derinlikli öyküsüyle okurunu içindeki müziğe kulak vermeye çağırıyor.; Likya'nın annesi müzisyen kendisi ise annesinin en büyük bestesi.; Bütün anneler çocuklarının doğum gününde pasta yaparken Likya'nın annesi beste yapıyor.; Arkadaşları onun hayatına imrenirken her gece müziğe "maruz kalan" Likya sonunda kendisinin koca bir şarkıya dönüşeceğini düşünüyor.; Her şey annesinin ani hastalığı ile değişiyor.; Yaşadıkları ve hissettikleri düşüncelerini değiştirirken Likya'yı da bambaşka birine çeviriyor.; Öyle ki; bir zamanlar içindeki şarkının susmasından başka bir isteği olmayan Likya artık annesi için beste yapmaya başlıyor.; On binlerce okura ulaşan Parmak Uçları isimli kitabıyla tanınan Seran DemiralLikya'nın Şarkısı ile ölümün kıyısındaki bir annenin kızıyla ve kendi annesiyle olan ilişkilerini okurunu kedere boğmayan ümit vadeden bir hikâyeye dönüştürüyor.; Likya'nın Şarkısı bir çocuğun sevdiklerini kaybetme korkusuyla karşı karşıya kalmasını yaşamın doğal bir parçası olarak aktarırken yaşam mücadelesi içindeki insanları ve hayatı sorgulamalarını tüm gerçekliği ile yansıtıyor.; "Senin hastalıkla benim ise müzikle savaşımın sonu.; "