Gorki’nin daha önce Türkçede Ekmeğimi Kazanırken adıyla yayımlanan bu eseri, yazarın Çocukluğum, İnsanlar Arasında ve Benim Üniversitelerim’den oluşan ünlü otobiyografik üçlemesinin ikinci kısmıdır.; Kendi deneyimlerinden yola çıkarak Rusya’nın toplumsal hayatını bütün yönleriyle anlatan Gorki, bu kitapta akrabalarından ayrılarak yabancı insanlar arasında çalışmaya başladığı dönemi anlatır.; XX.; yüzyıl başı Rusya’sının gergin havası, insan tipleri, günlük hayatı ve tarihi, gençliğe adım atan bir çocuğun gözünden son derece yalın bir dille tasvir edilir.; Yayımlandığı dönemde bir eleştirmen eseri şöyle övmüştü: “Sürükleyici bir şekilde okunan bu kitap o kadar şaşırtıcı bir yalınlıkla yazılmış ki, bu ancak Maksim Gorki’nin kendine özgü içtenliğiyle anlatılabilir.; ” Çağdaşlarından biriyse yazara yazdığı mektubunda şöyle diyordu: “Romanınızı elimden bırakamadan okuyorum.; Özellikle kadınların tasviri çok derinden etkiliyor.; Bu acımasız çağda unutmamamız gereken bir tek şey var, o da eğer mekanik hayvanlara dönüşmediysek, bunu kadınlarımızın yaşamı koruma yeteneğine borçluyuz.; Siz bunu çok güzel, zarif ve derin bir şekilde anlatmışsınız.; ”