Gazzali sonrasında tasavvuf iki alanda geniş bir literatür ortaya çıkardı: Birincisi nazari düşüncenin işlendiği mensur metinlerdir.; Bu alanın en önemli isimleri ibnü’l-Arabi ve konevi’dir.; Ikinci literatür ise şiir ve hikaye diliyle ortaya çıkan ve ilkine göre yaygın ve etkili olan bir literatürdür.; Bu alanda arapça yazanlar arasında ibnü’l-Farız, farsça yazanlar arasında celaleddin rumi, feridüddin attar, türkçe yazanlar arasında yunus emre en iyi bilinen örneklerdir.; Şiirle düşüncelerini anlatan sufîler ile nesir yazanlar aynı düşünceyi mi anlatmışlardı? Bu sorunun cevabını bulmak sürecinde şiir nazari metinlere yaklaştırılmış, tasavvufi şiir nazari düşünce içerisinde ve onun kalıplarıyla tahlil edilmiştir.; Başta mesnevi şerhleri olmak üzere pek çok şiir şerhi böyle bir zihinsel arka planın ürünüdür.